21 Kasım 2020 Cumartesi

Şimdi Uzaklardasın

Özlüyorum... Hiç olmadığı kadar, hiç düşünmediğim kadar ve hiç yalnız kalmadığım kadar. Sen çalan her Zeki Müren şarkısında kalkan rakı kadehleri gibi, çabuk biten kalbimin katilisin. Utanmalısın. Çok utanmalısın. Böyle bir sevgiyi kaybettiğine değil, hala bu aşka inancı bitmemiş sevgiyi bir daha asla bulamayacağına üzülmelisin. Artık gidiyorum bu şehirden be senden. Valizimde eksik olan tek şey yaşanmamış olan anılarımız ve yarım kalan sevinçlerimiz. Şimdi bu parçaları istediğin bedende kapatabilirsin. Ama asla böyle deli atan kalbi hiç bir bedende bulamazsın. Evet, buna gerçekten üzülmelisin. Bense günler sürecek olan bu yolculuğumada, yıldızlara bakıp seni hayal edeceğim gökyüzünün ışıltıları arasında. Sonra kulaklığımdan Zeki Müren'in sesi yükselecek.'Şimdi Uzaklardasın...'🍂
♡ 

Bakın sevmek öyle cümlelerde filmlerde gördüğünüz gibi bir şey değil.

 ‘Bakın sevmek öyle cümlelerde filmlerde gördüğünüz gibi bir şey değil. yani öyle birkaç sevgi mesajı, birkaç gece, birkaç sahiplik fotoğrafları falan öyle değil. daha farklı. mesela onu görünce hızlanan kalbiniz değil. her adımda ona yaklaşma, onu görme hissidir sevmek. o adımları onun için atmaktır. bir sokak arasında elini tutmak, elini tutmak değildir sadece. benimsin diyebilmenin dışavurulmuş halidir sevmek. beraber içilen sigarayı küllükte söndürüp bunu fotoğraflamak değildir. onun ciğerinden çıkan o zehri bile ciğerlerinde hissetmektir. o masada yanan şeyin sadece sigara değil, ciğerleriniz olduğunun bilinciyle içmektir o sigarayı. rakı içelim, güzelleşelim mantığıyla içilen rakı değildir. suyla karışınca rengini kaybeden, ortaya farklı bir renk çıkan, birleşmenin, bütün olmanın bilinciyle içilen rakıdır, sevmek. birlikte fotoğrafı olmadığı halde, “olsun abi, ben onu hayal ediyorum... varmış gibi davranıyorum” demektir, sevmek. üstünden günler, aylar, yıllar geçmesine karşın, nefretle değil, hala, her şeye rağmen ilk günkü gibi bakabilmektir. kokusunu kilometrelerce öteden alabilmektir. damarlarında akan kanda hissebilmektir, sevmek. öyle çevresindeki üç beş insandan kıskanmak değil demek istediğim. esip tenine vuran rüzgardan kıskanmaktır, sevmek. keşkelerde değil, iyi ki’lerde saklayabilmektir. ihtişamlı sevmeleri geçelim. sevildiği için kendiyle onur duymaktır, sevmek. bir meyvenin olgunlaşmasını beklemek değil, düşüp onun toprağına karışmaktır. sadece sevinçlerine, kötüsüyle iyisiyle her anında yanında olmak, olmasan da yanındaymış gibi hissettirmektir, sevmek. dinlediği müziğin sözlerinde anlam aramak değil, o müziği onunla yaşamaktır. onu hep yanında istemek değil, kötü anında bile bir adım uzağında olmaktır, sevmek. siz sevmeyi değil, sevginin anlamını bilmiyorsunuz. gözle değil yürekle oluyor o. “saçlarını arkadan toplardı abi... tam değil. hafif yanlarını salardı aşağı. hele hafif bir rüzgar esse, saçlarını kıskanırdım rüzgardan. bilirdi, bilmezlikten gelirdi. severdim, görmezden gelirdi.”

✍️✍️

 İnsan ömrü de bir ağacın dalındaki yapraklar gibi. Vakti dolunca uçuuup gidiyor. Bir anda. Hiç beklemeden. Zamanın mi doldu. Sevdiklerine elveda bile diyemeden gidebiliyor. Elinde olmadan. Ve bazen diyorsun ki; keşke biraz daha yanında olsaydım. Hep keşkeler kalıyor dilinde. Yapamadıkların kalıyor. Halbuki çok zamanınız vardı hani. Daha gençtik. Ölüm yaşa bakmıyor. Vaden yetti mi bitiyor herşey. O yüzden belki klâsik olacak ama. Sevdiklerinizle vakit geçirin. Hani diyorsun ya keşke şunu da yapsaydım. Onu dememek için yanındayken bil kıymetini. Birlikte mutlu olmaya bakın. Onu, onları sevdiğinizi defalarca söyleyin. Ha söyleyemiyor musunuz? O zaman hissettirin. Çünkü toprak aldığını vermiyor geri...

Birgün Anlarsın

 Birgün Anlarsın


Uykuların kaçar geceleri

Bir türlü sabah olmayı bilmez

Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya

Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında

Ne çarşaf halden anlar, ne yastık

Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık

Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın

Onun unutamadığın hayali

Sigaradan derin bir nefes çekmişcesine dolar içine

Sevmek ne imiş bir gün anlarsın

Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu

Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin

Gün gelir de sesini bir kerecik duymak için

Vurursun başını soğuk taş duvarlara

Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın

Duyarsın

Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın

Sevmek ne imiş bir gün anlarsın

Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin

Niçin yaratıldığını

Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini

Uzun uzun seyredersin de aynalarda güzelliğini

Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın

Dolar gözlerin için burkulur

Sevmek ne imiş bir gün anlarsın

Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların

Sevilen gözlerin erişilmezliğini

O hiç beklenmeyen saat geldi mi

Düşer saçların önüne ama bembeyaz

Uzanır gökyüzüne ellerin

Ama çaresiz

Ama yorgun

Ama bitkin

Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın

Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı

Sevmek ne imiş bir gün anlarsın

Bir gün anlarsın hayal kurmayı

Beklemeyi

Ümit etmeyi

Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir

Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi

Lanet edersin yaşadığına

Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın

O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden

Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın



Ümit Yaşar Oğuzcan

Hadi ama

 Hadi bana tekrar gel bi masal anlat de ki ben bir salakmışım senin kıymetini bilemedim kapımda 3-5 gün boyunca seni seviyorum diye yazılar yaz beni gizli gizli takip et bana bakanların yanına git o benim diye olay çıkar ama gerçi doğruya en başından beri sen hep bunu dedin sen benden daha iyilerine layıksın hani nerde iyileri ya ben körüm ya da söyleyen kişiden daha iyisi yok 

😔😌😔😏

 Ben değil o kaybetti. Sevmiştim hemde çok sevmiştim ki kendimden geçecek kadar sevdim baya bağlandım ona. Kendimi unuttum, ailemi unuttum, derslerimi bile unuttum. Onda yitirdim ben. Adeta kendimi ha, artık ben diye bişey yoktu. Hep o vardı, artık onda bütünlendim bir ben vardım. Et ve tırnak gibi değildi. Beden ve ruh gibi… ay ve gece gibi. Gündüz ve güneş gibi. Gül ve bülbül misali gibi.  Ölesiye sevdim bea ben. 

Ben hiç ayrılmayacağız düşünürken o benimdir diye düşünürken gün geldi benden gün gelir benden gitti. Sebepsiz, nedensiz ve bir koşulsuz gitmek istedi ve gitti artık ve o beni sevmediğini sadece benimle oynadığını kalmak için değilde gitmek içindi meğer.

Ben içten ve dürüst sevmiştim. O ise oynayandı vakti gelince zaten o anlar ve yerle bir olur.  Kader adalettir.  Hayatımı mahvetti ama. Ama beni de güçlendirdi sağ olsun onlar 1 kere üzdü ben her gün üzdüm kendimi hayat gidenin arkasında üzülmeye değmez bea.

🙏🙏✍️✍️

 Uykudan uyanıp birini özlediğiniz oldu mu hiç? Uykunuzu bölen birini özlemek oldu mu yani? Attığı eski mesajları tekrar tekrar okuyup fotoğraflarına defalarca baktığınız, bir kere sesini duymak için her şeyi verebileceğiniz biri oldu mu? Oldu değil mi.. Hayatınızın en berbat zamanlarını sevdiğiniz biri yaşattı.. En çok güvendiğiniz en önce yarım bıraktı, kırdı, incitti.. En çok onlar yaraladı değil mi? Her şeye rağmen en çok onlar özlendi yine, onlar beklendi.. En çok onlar için ağlandı geceler boyu uykulu gözlerle.. Hiç kıymet bilmediler değil mi? Anlamadılar, hissetmediler.. Belki salağa yattılar ya da işlerine gelmedi. Yani bir şekilde kıymetin bilinmedi öyle değil mi?  Üzülme.. Geçecek.. Rollerin değiştiği günler de gelecek, ama onlar için hiç birşey farketmeyecek..

15 Kasım 2020 Pazar

🍂🍁


Yarın olurda çıkar gelirsen birgün
Bizi yok yere kaybettin bunu bil de Güneş doğar gece biter elbet yeni gün
Yeniden sevebilme ihtimalinle
Çok acıttın canımı çok
Yok kapanmaz yaralarım çok
Hadi beni geç unut hatta sil de Birazcık Allahtan kork
Hiç mi gelmiyorum aklına
Hiç mi sesim çınlamıyor kulaklarında
Ne bu yabancılık böyle
Sendin üşüme diye üstümü örten uykularımda

HANGİ PAPATYAYDI O ?

 Hayat, zaman zaman bizi karmaşık duygularla sarmalar. İlişkilerde, dostluklarda, hatta kendi iç dünyamızda birçok kararla yüzleşiriz. İşte ...