AKIŞINA BIRAKMAK

  Akışına bırakmak diye bir şey yoktur. Ya tamamen dağılmak istersin, ya tamamen toplanmak. Ya gitmek istersin, ya da gidemeyecek kadar seviyorsundur asla gitmek zorunda kalmamak için dualar edersin. Akışına bırakamazsın aşkını, acını. Özlemini akışına bırakamazsın. Biraz daha bekleyeyim, geçer diyemezsin. Biraz daha sabredeyim, geçer diyemezsin. Her saniye daha da şiddetlenir, her saniye daha da derine saplanır, her saniye daha da arsızlaşır.

Akışına yalnızca dediler bırakabilir. Yarını düşünmeyenler bırakabilir.
Biz henüz yitirmedik aklımızı, biliyorsun.
Biz hala umudumuzu yitirmedik...
Akışına bırakmak diye bir şey yoktur. Çok çabuk olsun istersin hep, ne olacaksa. Her neyse senin payın, çabucak alıp, çekilmek istersin köşene. Acabalar ile devam etmek istemezsin. Kim belkilerle yaşamayı ister ki? Kim sürekli aklının içinde dönüp duran bir soru ile öylece durabilir? Kim içini bir fare gibi kemiren ikilimlere düşmek ister?
Konu gönlünse, konu gönlündekiyle ilgiliyse akışına bırakmak diye bir şey yoktur. Gözyaşı vardır. Uykusuz gece, asılmış surat, kırılmış gurur, açık yara vardır.
Çok sevince birini, birinin yokluğu boğazına saplanmış kalaşnikof mermisi gibi hissettiriyorsa sana akışına bırakmak diye bir şey yoktur.
Ya kavuş istersin koynuna, ya kavuş istersin toprağa. İkisinin ortasında duramazsın, ikisinin ortasında durmaya dayanamazsın!

Akışına bırakmak diye bir şey yoktur.
Akışına yalnızca deliler bırakabilir.
Çok sevdiğinin yokluğunda duyduğu acıyı akışına bırakamadığından aklını yitirerek kurtulanlar bırakabilir.
Biz onlardan değiliz,
Biz şimdilik yalnızca çok sevdiği biri olanlardanız.
Biz şimdilik, hala ve ne yazık ki aklı başında olanlardanız...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

HANGİ PAPATYAYDI O ?

 Hayat, zaman zaman bizi karmaşık duygularla sarmalar. İlişkilerde, dostluklarda, hatta kendi iç dünyamızda birçok kararla yüzleşiriz. İşte ...